"gel" desen gelirdimgittiğin uzakta bendimdağ gibi bir ihanetten düştümbu kendime son gelişimölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerimekendimi suçüstü yakalıyorumve kentsizliğimin isimsizliğiniaraz´a uyak düşüyorumgözlerime senden düşler sürüyorumıslak...
Binmediğim hiç bir otobüsbeklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirdegittikçe azalıyor hayatneyi erken yaşadıysamhep ona geç kalıyorumsana göçüyorum her sonbaharyolların çıkmıyor aşkımaunuttuğun yağmurların adı saklımdaseni...
Deli dolu geçtik ateş hatlarındansevgim korkuyla beraber büyüdü içimdesevdikçe korktumkorktukça daha çok sevdimer geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordumneden sonra farkına varıyor insanayağına takılan bütün...
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. " O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela....
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. Üşüyorum. Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında. Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil....
Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi...
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi... Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsarmı aynı...
Ogrendim ki… Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsiniz. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karsi tarafa birakirsiniz. Ogrendim ki… Guveni gelistirmek yillar aliyor, Yikmak bir dakika. Ogrendim ki…...
Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum ,acılarım hiç bitmeyecek , bu öyle bir yeşil Ne zaman gözlerinin...
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa ben koca bir hayat sığdırdım... Beni sevmemene isyan edip kaçmak, sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak, ruhumun en büyük yanılgısıydı......
Ve bu akşam bir çok sebep var gözümde kalan yaşları dökmek için.. Belki bir adet ben... bir adet sen... bir adet biz... Belki ertesi gün...
Karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme Dokunmasın kimse bana Kimse ulaşamasın artık tenimin incinen yerlerine... Uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan Zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum...
Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın. Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak Ama sen yine de sözlerime aldırma. Gözlerin zamansız ıslanmasın. Çünkü, artık çocuk değilsin Güneşin...